1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Trump’ın Yeni Vergileri: Küresel Ekonomiye Şok!

Trump’ın Yeni Vergileri: Küresel Ekonomiye Şok!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Donald Trump’ın göreve gelmesi, birçok kişi için bir ‘değişim’ beklentisi yaratmıştı. Ancak, alınacak önlemlerin hızının ve sertliğinin bu kadar yüksek olacağı kimse tarafından öngörülmemişti.

Grönland, Meksika Körfezi ve Panama Kanalı ile ilgili yaşanan krizler henüz tazeliyken, Trump, ABD tarihinin en sert vergi kararlarından birini açıkladı. Yeni düzenlemeye göre, ABD’ye ithal edilen tüm mallar, yeni vergi oranlarına tabi olacaktı. Hangi ülkenin ABD’ye hangi oranla vergi uyguladığına dair Washington, aynı oranda karşılık verecekti.

Trump, elinde ülkelerin isimleri ve yeni vergi oranlarının yer aldığı bir görselle kameraların karşısına geçtiğinde, herkes yeni bir ekonomik savaşın kapısının aralandığında hemfikirdi. Çünkü tabloda bulunan rakamlar, ABD’nin şimdiye kadar uyguladığı en sert vergi politikalarından birinin geldiğini ortaya koyuyordu.

[Trump, yeni gümrük vergilerini açıkladı ve dünya genelinde ciddi tartışmalara neden oldu.]

Trump’ın Hedefi Ne?

Hakan Doğu, otomotiv sektörünün tanınmış isimlerinden biri. Dünyanın önde gelen otomotiv markalarından birinin üst düzey yöneticiliğini uzun süre yürüttü. Trump’ın kararlarının sektöre etkilerini anlamak için kendisiyle bir araya geldik.

Haberimizin merkezinde, ABD’nin uyguladığı yeni vergilerin dünya otomotiv pazarlarını nasıl etkileyebileceği yer alıyor. Ancak bu konuyu anlamak için önce daha geniş bir çerçeve çizmek, sonra otomotiv alanına yönelmek gerekiyor. Doğu da bu sebeple konuya başlangıçta bütünsel bir perspektifle yaklaşmayı tercih ediyor.

Trump’ın, düşündüğü kadar basit bir yaklaşım sergilediğini ve sofistike planlarının bulunmadığını savunan Doğu, ABD’nin, Çin’in artan teknoloji ve üretim gücüyle başa çıkamayacağını uzun zamandır fark ettiğini vurguluyor. Aslında Obama ve Biden dönemlerinde de benzer stratejilerle kararlar alındığını belirtiyor; Çin’deki üretim yapan büyük firmalara ‘oradan ayrılın’ denildiğini ve bu yaklaşımların sonuç verdiğini ifade ediyor.

“ABD’ye Göre Dolar Rezerv Para Birimi Kalmak Zorunda”

Hakan Doğu, burada dikkat çekici bir noktayı öne çıkarıyor. “ABD için en önemli mesele doları rezerv para birimi olarak korumak.” diyor. Bu durumu sürdürebilmek için ABD’nin askeri gücünü devam ettirmesi gerektiğini ve bunun için de yıllık 800 milyar dolardan fazla bir bütçeye ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.

Bütçe açığına karşı, yabancı ülkelerin ABD Hazine bonoları satın alarak açığı finanse etme yoluna gittiğinin altını çizen Doğu, bunun bir döngü oluşturduğunu vurguluyor. “Askeri güç, doların hakimiyetini destekliyor. Ancak oluşan borcun sürdürülebilirliği, söz konusu küresel hâkimiyete bağlı. Eğer askeri üstünlük zayıflarsa, bu durum dolara olan güveni sarsabilir ve rezerv para olma özelliğini kaybettirebilir.” şeklinde görüş bildiyor.

[ABD, başka bölgelere kaptırdığı ‘üretim merkezi’ olma özelliğini yeniden kazanmak istiyor.]

ABD Yeniden Üretim Merkezi Olabilir Mi?

Bu soru belki de trilyon dolarlık bir muamma olarak öne çıkıyor. Hakan Doğu, ABD’nin bu konuyu yeniden yapılandırmasının son derece zor olduğunu anlatıyor.

“ABD sanayi alt yapısını kaybedeli uzun zaman oldu. Sanayi, bir ekosistem meselesi. Geri getirmek için finansal kaynak, insan gücü ve bilgi birikimine ihtiyaç var. ABD ekonomisi ise böyle organize olmamış durumda. Bir hamburgercide çalışan bir bireye ‘fabrikada çalış’ demek de pek kolay olmuyor. İnsanları hukuksuz bir şekilde ülkeden çıkartırken, bilim insanlarını da kaybederken, yeni ve kaliteli iş gücü bulmak hiç de kolay olmayacak.”

Walton ve ekibinin, ithalat vergilerini, gelir vergisini azaltarak dengeleme planları da oldukça karmaşık görünüyor. Kısa vadede bir çözüm sağlanmaz ve bunun sonucunda halkın cebine dokunursa, desteklerin kaybolacağını söyleyen Doğu, “Eğer ABD doları değer kaybederken ithalat daha da pahalı olursa, bu durum Amerikan halkının alım gücünü önemli ölçüde zedeler,” diyerek enflasyon boyutuna da vurgu yapıyor.

“Otomotivde Fiyatlar Artıp Talep Azalabilir”

Hakan Doğu, bu genel resmin ardından otomotiv sektörüne geçiyor. Dünya otomotiv pazarının çok geniş bir küresel tedarik zincirine sahip olduğunu hatırlatan Doğu, Trump’ın kararlarını hızlı bir şekilde hayata geçirmenin birçok olumsuz etkisi olabileceğini ifade ediyor.

Bu durumun ilk etkilerinin fiyat artışları nedeniyle talepte azalma şeklinde kendini göstereceğini belirtiyor. Vergilerin, araç üretiminde kullanılan yedek parça maliyetlerini de kapsayacağını anımsatıyor. Böylelikle, ABD’de faaliyet gösteren markaların da fiyat artışları yapmak zorunda kalacağını vurguluyor. İçerideki üretimin hızlıca gerçekleşmesinin mümkün olmadığını ve olsa bile, fiyatların daha önceki seviyelerden daha yüksek olacağını belirtiyor.

[Uzmanlar, ABD markalarının da yeni vergilerden olumsuz etkileneceği görüşünde.]

“Otomotiv Piyasalarında Tedarik Zincirleri Kopabilir”

Hakan Doğu, dünya otomotiv pazarında ABD ve Çin’in en kârlı iki pazar olduğunu vurguluyor ve şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Çin pazarında Alman, Japon ve Kore markaları zaten zayıflıyordu. Şimdi ABD’den gelen bu karar, ikinci büyük bir darbe olacak. GM, Ford veya Stellantis gibi yerli üreticiler, iç pazarı Kanada ve Meksika’da ürettikleri modellerle destekliyordu. Ancak şimdi bu ülkelere de ciddi ek vergiler geldi. Dolayısıyla belirtilen markaların büyük finansal zorluklar yaşayabilmesi muhtemel.”

Yenilenen vergilerin bir diğer etkisinin tedarik zincirinin kopması ve endüstrideki verimsizliğin artması olabileceğine dikkat çeken Doğu, Kanada, Meksika ve Avrupa da dahil olmak üzere parça tedarik sanayi ve araç üreticilerinin mali olarak ciddi zorluklar yaşayabileceğini ifade ediyor. Bu durumun iş gücünü azaltma yoluna gitmesi muhtemel. Eğer böyle bir senaryo gerçekleşirse, ilgili ülkelerde Amerikan düşmanlığının artmasına neden olacağı da ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

[Sektör temsilcileri, Türk otomotiv endüstrisinin de yeni dönemden etkileneceği görüşünde.]

Türk Otomotiv Sanayii Nasıl Etkilenecek?

Fransa Başkanı Macron, Trump’ın kararlarına karşı, “Avrupalı şirketler ABD’ye yatırımlarını durdurmalı.” açıklamasında bulundu. Çin ise ABD’ye yanıt olarak benzer oranda vergi artırılacağını duyurdu. Trump’ın vergi kararları küresel düzeyde pek çok farklı dinamiği harekete geçirmiş durumda.

Hakan Doğu’ya “Türkiye’deki otomotiv piyasası yaşananlardan nasıl etkilenir?” şeklindeki sorumuza Doğu, öncelikle ABD için son bir parantez açıyor. ABD’nin parça üretimi için Avrupa, Japon ve Kore teknolojisine ihtiyaç duyacağını hatırlatıyor. Bu durum, Washington’un işini kolaylaştırmıyor. Türkiye özelinde ise şu şekilde değerlendiriyor:

“ABD pazarına neredeyse ihracat yapmayan Çinli firmalar, zayıflayan ve bölünmüş Batılı rakipleri karşısında avantaj kazanacaklardır. Türkiye, global otomotiv pazarında kendine düşen payı mutlaka alacaktır. Ancak tedarik zincirindeki sorunlar ve daralan pazarlar Türkiye’yi de etkileyebilir. Türkiye’nin ABD tarafında kalması durumunda, Avrupa’ya ihracat işinin sıkıntıya düşeceği de ortada.”

Türkiye’ye uygulanan yüzde 10 tarifenin daha önce mevcut bulunan yüzde 60-70’lik vergiye eklendiği anlaşılıyor. Türkiye’nin Avrupa Birliği ve gümrük birliği ile olan durumu da önemli bir gri alan oluşturmakta. Sürecin daha da netleşmesi bekleniyor.

Trump’ın Yeni Vergileri: Küresel Ekonomiye Şok!
Yorum Yap
Bizi Takip Edin