Türkiye’nin 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi belgesine göre, blokzincir teknolojisinin gelişimine büyük önem verilmektedir. Bu bağlamda, yerli ve milli çözümler geliştirilmesi hedeflenmektedir.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile onun bağlı kuruluşları, blokzincir, DeFi, kripto varlık ve RWA teknolojilerine yönelik entegrasyonun sağlanmasıyla birlikte yerli alternatiflerin hayata geçirilmesi amacıyla gerekli teknik ve hukuki altyapıyı oluşturmayı planlamaktadır.
Bu gelişmeler, Türkiye’nin dijital altyapısını güçlendirerek küresel rekabette daha sağlam bir konum elde etmesine katkıda bulunacak. Aynı zamanda, ülkenin dijital ekonomiye entegrasyon sürecini hızlandıracaktır.
Fintek Girişimlerine Destek
Yerli blokzincir çözümleri ve altyapılarının geliştirilmesi için araştırma ve geliştirme (AR-GE) çalışmaları teşvik edilecektir. TÜBİTAK BİLGEM’in liderliğinde, yerli blokzincir teknolojilerinin geliştirilmesi, Türkiye’nin bu alandaki bağımsızlığını artıracaktır.
Ayrıca, akıllı sözleşmelerin yasal geçerliliğinin artırılması ve daha geniş bir şekilde benimsenmesi için gerekli mevzuat düzenlemeleri yapılacaktır.
Fintek sektöründeki yerel girişimlerin büyümesine katkı sağlanacak, teknoloji tedarikine yönelik destekleyici adımlar atılacaktır.
Fintek alanında, yapay zeka ve makine öğrenimi tabanlı çözümler geliştiren yerli girişimlerin de desteklenmesi planlanmaktadır. Ek olarak, blokzincir ve DeFi teknolojilerinin entegrasyonu için gerekli altyapı yatırımlarına yönelenecektir.
İhracat süreçlerinin hızlandırılması amacıyla dijital gümrük, e-ticaret ve blokzincir tabanlı lojistik platformların geliştirilmesine yönelik projeler de hayata geçirilecektir.
RWA Vurgusu ve Küresel Eğilimler
RWA (Gerçek Dünya Varlıkları) olarak adlandırılan somut varlıkların tokenizasyonunu tanımlayan bu teknoloji, Türkiye’nin resmi belgelerinde yer alan ilk vurgusu ile dikkat çekmektedir. Bu bağlamda, Türkiye’nin RWA teknolojisindeki rolünün önemi vurgulanmıştır.
Analistlerin 2030 yılına kadar RWA ekosisteminin 15 trilyon dolara ulaşmasını beklediği belirtilmekte; bu sistemin parçalı mülkiyet imkanı sunarak erişilebilirliği, likiditeyi ve şeffaflığı artırdığına dair bilgiler sunulmaktadır.
ABD, Çin ve Avrupa Birliği’nin blokzincir teknolojisine yönelik AR-GE faaliyetlerine büyük yatırımlar yaptığı ve bu alanda çeşitli sektörlerde uygulamalar geliştirdiği kaydedilmektedir. Bu uygulamalar, finans, sağlık, lojistik ve kamu hizmetleri gibi alanlarda blokzincir tabanlı çözümler aracılığıyla verimlilik artışı sağlamayı amaçlamaktadır.